Hoşgeldik

eda-bayraktar-italya-cenova-storytelling

Genova, Italy (2016)

BİR YAZMA HİKAYESİ

Kendini bildi bileli yazdı.
Küçükken senaryolar yazar evde oynardı.
Büyüdü senaryolar yazıp sahnede anlatır oldu.

Yazmak bir döneminin tutkusuydu,
Meraktı, ilaçtı, aşktı.

Şiirler yazdı,
Bazen serbest, bazen hece ölçülü (aruzu da denedi, ancak…)
Öğretmenlerine, arkadaşlarına hediye olarak akrostişler..

Her derse şiirle başlayan çok sevdiği bir edebiyat hocası vardı.
Bir keresinde onun şiirini tahtaya yazdırarak sürpriz yapmıştı.
Bu anı hiç unutamadı.

Kelimelerle oynamaya, yeni sözcükler öğrenip onları kullanmaya bayılırdı,
Kafiyeli konuşma ve yazma bir döneminin tutkusu olmuştu.

Şarkılar yazdı,
Bir keresinde babasına bilgisayar alması için yazdıklarını beste yapıp flütle çalmıştı.
Flüt işlemeyince bağlama çalmayı öğrenerek emeline ulaştı.

Hikayeler, denemeler, makaleler yazdı,
Okul dergilerinde yayınlandı.
Yarışmalara girdi,
Derece ve ödüller geldi.
“Kalemi çok güçlü”Eda ne güzel şeyler yazıyorsun öyle” dendi.
Yazma tutkusu perçinlendi. (Marifet iltifata tabiydi)

Oyun gibi şeyler de yazdı,
Yazıp oynayıp sahnelediği kuklalı meddahlık gösterisi onun için bir ilkti.

Lisede Yazarlık Okuluna gönderilecekti, gitmedi. (Okulundan ayrılamadı işte.)
Çok geçmedi.
Üniversiteyle birlikte Tiyatro ve Yazarlık kursuna gitti
Oyunculukla birlikte senaryo ve yazı dersleri geldi.
Oyunlar, skeçler, metinler, basın bültenleri, senaryolar, kısa filmler derken,
Ilk parasını tiyatro ve yazarlıktan getirdi.

Bir Ekonomi-Girişimcilik dergisinde
Röportajlar yaptı, haberler yayınladı.

Bir dönem yazıyla arasına başka işler, meşgaleler girdi.
Ruhu daraldı.

Çok geçmeden Hikaye Anlatıcılığı ile tanıştı.
Üzerine eğitimler aldı, okumalar yaptı, yurtdışında projelere katıldı.
Özlediği ruh, anlam ve derinliği onda buldu.

Yazmak ve anlatmak onun için
Önce kendini ifade etmekti,
Sonra buna başka renkler de eklendi
Bunlardan biri;
İnsanların hayatlarına farklı pencerelerden dokunabilmek idi.

Hoşgeldik!

Kalemlerin kağıda dokunması onun için elzemdi.
Bir dönemlerin iflah olmaz nostaljiğiydi. (E artık devir değişti.)
Sosyal medya, teknoloji, bloglar, bir sürü bilgi
Önce direndi
Sonra kabullendi
Çok erteledi
Çok gecikitirdi
Elinde onlarca malzeme birikmişti
Çevresindekilerin baskıları da artık yetti
Ve bir kış gecesi
Sabaha karşı gün doğmadan
Kendini bu blog için yazı yazarken buluverdi.
Eda buraya hoşgeldi.

Ve sen bunları okuyan güzel insan;
Sen de hoşgeldin.
Yüzündeki tebessümle buraya renk getirdin.
Okumayı, yazmayı, paylaşmayı seviyorsan
Yine gel e mi?