Geleceğin Cahilleri mi, Bilgeleri mi?

Bu yazı ilk kez Ocak 2016’da http://www.ogrenmeyoldasi.com/gelecegin-cahilleri-mi-bilgeleri-mi/ yayınlanmıştır.

Çağımız değişim ve hız çağı. Yeni bir dönüşümün tam ortasındayız. Dünden bugüne, bugünden yarına geleceği şekillendirmeye çalışıyoruz.Yarının geleceği bugünün gençlerinin elinde. Peki ya bugünün gençliği nerede?

Bugünün gençliği kayboldu. Geleceği şekillendirecek olan kuşak, bugün test kitapları, dershane, okul, iş yaşamı arasında sıkışıp kaldı. Gençler ne olacaklarını bilmedikleri, okudukları bilgileri kullanamadıkları bir hayata atılıyorlar.

Sizi Geçmişte Başarılı Yapan Şey, Gelecekte de Yapacak mı?

2020 itibariyle 4. Endüstriyel Devrimi kapıda. 4. Endüstri Devrimi ile birlikte dünya endüstrisinin daha özel, daha karmaşık ve daha kaliteli bir üretim yöntemine geçeceği belirtiliyor. Daha önce üretilmesinin mümkün olmadığı düşünülen ürünlerin düşük maliyetlerle büyük bir hızla üretilip dünyanın başka köşelerindeki alıcıya hızla teslim edilmesini ifade ediyor.

Peki bu bize neyi gösteriyor? Continue reading

Almanya Öncesi Bir Yaşayarak Öğrenme Hikayesi

 

“Together We Learn, Together We Change” Eğitimi Öncesi

Hani bazı kişilere, kurumlara bir sempati beslersiniz ya, gönülden bir bağ hissedersiniz aranızda. Niye olduğunu tam olarak anlayamazsınız belki de.  İşte onlardan biri YAŞÖM benim hayatımda.

Gönülden destek verdiğim, etkinliklerini takip ettiğim, felsefe ve çalışmalarını takdir ettiğim, gitmesem de görmesem de o yer benim yerimmiş gibi hissettiğim YAŞÖM.

Kısmet bir gençlik projesine başvurup buradaki güzel insanlarla tanışmaktaymış.

Geç kalınmış ama güzel başlangıçlara vesile olan bir hikaye.

Hikayemiz nasıl mı başladı? Buyurun…

Hani benim vizem?

YAŞÖM’ün Akran Eğitimiyle ilgili eğitim proje başvurusunu gördüğümde, “ahh, bu tam benlik!” dedim. Geleceğini Ayarlama Enstitüsü’nde  yaptığımız şeylere çok uygun görünüyordu. Bir de YAŞÖM üzerinden başvurulduğunu görünce daha bir kanım ısındı.  

Hızlı çekim: Sonra olaylar hızla gelişti, seçildim, tanıştık, kaynaştık. Bir mail trafiği, belgeleri hazırlama, vize başvuruları, “ahh ya gidiyorum resmen” derkeeenn..

Bir Pazartesi günü öğle sıcağında pasaportumu ofisten almaya gittiğimde göremediğim manzara karşısında afalladım!

Pasaportun içinde vize damgası yoktu. Vize başvurum reddedilmişti. “Nasıl yani? Niye?” Ofis çalışanının söylediklerini ya duydum ya duymadım. İtiraz, dilekçe, almanca bilen birine çevirt, konsolosluk…

Continue reading