İnsanlarda Nasıl Bir Hikaye Bırakıyorsunuz?

Yıllar önce tartışma yaşadığınız biriyle yıllar sonra tekrar karşılaştınız diyelim, ne hissederdiniz?

Genellikle böyle bir durumda olayı hatırlamasanız bile o kişiye dair olumsuz bir hisse kapılırsınız. İşte bunun nedenini Empati kitabının başında Adam Fawer şöyle açıklar:

“İnsanlar söylediklerinizi ya da yaptıklarınızı unutur, ama onlara neler hissettirdiğinizi asla unutmaz”

Aynı şey uzun süre görüşemediğiniz ama çok sevdiğiniz bir arkadaşınızla yıllar sonra tekrar karşılaştığınızda da geçerlidir. Aradan yıllar geçmiştir, ama siz hala tıpkı eski günlerdeki gibi aranızda sıcak bir bağ hissedersiniz.

Hikaye anlatıcılığı özünde hissetme ve hissettirme sanatıdır. Nörobilimci Antonio Damasio’nun dediği gibi

“Biz hisseden düşünme makineleri değiliz, düşünen hissetme makineleriyiz.”

 

Continue reading

Hikaye Anlatıcılığı ve Hikayeleştirme Atölyeleri

 

Günümüzde önemi her alanda giderek artan “Hikaye Anlatıcılığı” insanlığın kullandığı en eski iletişim araçlarından biridir.

Hikayeler sadece bir iletişim aracı olarak değil aynı zamanda bir ikna ve eğitim aracı olarak da kullanılmaktadır. Holywood’un en ünlü senaristlerinden biri olan Robert McKee, “Beynimizin dili, öykü dilidir” der.

İnsanların ilgisini çekebilmek ve daha fazla kişiye ulaşabilmek için; iletişim, eğitim, reklam, pazarlama, sağlık, eğlence gibi bir çok alanda hikaye anlatıcılığından yararlanılmaktadır.

Hikayeler, kendimizi, başkalarını ve dünyayı anlama şeklimizdir. Amacınız her ne olursa olsun, (ister iletişim kurmak, ister kaynak yaratmak, ister yatırımcı bulmak, müşteri çekmek ya da ikna edici bir iş planı hazırlamak) insanları harekete geçiren inandırıcı bir hikaye anlatabilmeniz gerekmektedir.

Storytelling Academy olarak son 3 ayda gerçekleştirdiğimiz  farklı sektörlerdeki“Hikayeleştirme” konulu eğitimlerden birkaçı:

Continue reading

İtalya Günlükleri; InGalera-Cezaevinde Yemek

Öğle yemeğinizi daha önce hiç bir cezaevinde yediniz mi?

Bir mahkum tarafından yemeğiniz servis edildi mi?

Müthiş bir sunum, lezzet ve hizmetle?

 

Youth@Work Uluslarararası Girişimcilik ve Sosyal Girişimcilik Projesi çalışma ziyareti için Nisan ayında İtalya’daydık. Ziyaretimizin ilk durağı bir restorant.

Adı: InGalera!

Dünyanın dört bir yanından insanların akın ettiği,

Milano’da Bollate cezaevinde bir restorant,

InGalera İtalyanca sokak dilinde “in prison/cezaevinde” demek.

Cezaevi de zaten yemek yediğiniz restorantın hemen yanındaki binada.

Sizi kapıda şık giyimli, güleryüzlü kapı görevlileri karşılıyor. Yemek siparişlerinizi alıp titizlikle servis eden garsonlar etrafta geziyor.

Burada gördüğünüz çalışanların hepsi cezaevinde yatan mahkumlardan oluşuyor.

Continue reading

Keşifçi Kuyular

 

Bu Nisan ayının başında bir sosyal girişimcilik projesinin çalışma ziyareti için İtalya’daydık. Girişimcilikle ilgili merkezleri ziyaretten fırsat buldukça  kendimizi kentin tarihine şahit olmak için Cenova’nın sokaklarına attık.

Cenova, Denizci Kaşif #KristofColombus‘ un doğduğu yer olarak biliniyor. Biz de bu keşifçi adamın babasıyla birlikte yaşadığı müzeye çevrilen evini ziyaret ettik. Evin hemen yakınında sokağın başında sütunlarla çevrili asırlık kuyu dikkatimi çekti.

Bu kuyunun bir hikayesi var mı bilmiyorum, bulamadım. Ama çevresinde dolaşıp tarihi taşlarına dokunurken kendimi bir hikayenin içinde buldum.

Continue reading

Bana Hikaye Anlat-ma!

Mehmet, 30 yaşlarında bir satış elemanıydı.

Bir sabah başarısız olduğu büyük satış görüşmesinin ardından yolda bir seyyar satıcıya rastladı. Ahşap saat satan Osman amca ayaküstü ona bir şeyler anlattı, ilgisini çekmeyi başarmıştı. Mehmet o gün, elinde hiç ihtiyacı olmadığı bir ahşap saatle evine dönüyordu.

Peki ne olmuştu da Mehmet, hiç kullanmayacağını bildiği halde bu eşyayı satın almıştı?

Cevabı: İnsanoğlunun tarihi kadar eski olan bir güçte saklı! 

 

Continue reading

Geleceğin Cahilleri mi, Bilgeleri mi?

Bu yazı ilk kez Ocak 2016’da http://www.ogrenmeyoldasi.com/gelecegin-cahilleri-mi-bilgeleri-mi/ yayınlanmıştır.

Çağımız değişim ve hız çağı. Yeni bir dönüşümün tam ortasındayız. Dünden bugüne, bugünden yarına geleceği şekillendirmeye çalışıyoruz.Yarının geleceği bugünün gençlerinin elinde. Peki ya bugünün gençliği nerede?

Bugünün gençliği kayboldu. Geleceği şekillendirecek olan kuşak, bugün test kitapları, dershane, okul, iş yaşamı arasında sıkışıp kaldı. Gençler ne olacaklarını bilmedikleri, okudukları bilgileri kullanamadıkları bir hayata atılıyorlar.

Sizi Geçmişte Başarılı Yapan Şey, Gelecekte de Yapacak mı?

2020 itibariyle 4. Endüstriyel Devrimi kapıda. 4. Endüstri Devrimi ile birlikte dünya endüstrisinin daha özel, daha karmaşık ve daha kaliteli bir üretim yöntemine geçeceği belirtiliyor. Daha önce üretilmesinin mümkün olmadığı düşünülen ürünlerin düşük maliyetlerle büyük bir hızla üretilip dünyanın başka köşelerindeki alıcıya hızla teslim edilmesini ifade ediyor.

Peki bu bize neyi gösteriyor? Continue reading

Öğrenme Sohbetleri 3 |Yetenek Yetenek Dedikleri, Ne Ola Ki?

Bu röportaj ilk kez Ocak 2016’da http://www.ogrenmeyoldasi.com/ogrenme-sohbetleri-3-yetenek-yetenek-dedikleri-ne-ola-ki/ yayınlanmıştır. 

Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi, Psikolojik Danışman Yrd.Doç.Dr. Oktay Aydın ile yetenek meselesini enine boyuna konuştuk.

Oktay hocam sizin de ilgi alanlarınızdan biri olan şu sıralar çok konuşulan bir konu yetenek. Nedir bu yetenek yetenek dedikleri şey? Bir metaforla anlatacak olsaydınız nasıl tarif ederdiniz?

Yetenek aslında bizim herhangi bir şeyi yapabilme gücümüzü anlatıyor.  Bu anlamda bakıldığında yeteneği potansiyel güç olarak görebiliriz. Baktığımızda yeteneklerimizin bir çoğunu açığa bile çıkaramayabiliriz. Freud’un buzdağı örneğinden hareket edersek; aslında yetenek dediğimiz şey, o buzun hem suyun altındaki hem de üstündeki kısmı olarak değerlendirilebilir. Suyun altındaki kısmı da yetenektir. Beceri de suyun üstüne çıkmış kısmı gibidir.

Beceriden bahsetmişken. Mesela yetenek, zeka, beceri, ilgi dendiğinde terminolojik veya tanımsal olarak kavram karmaşaları yaşanıyor. Bunlar nasıl ayrılıyor birbirinden?

Şimdi sosyal bilimlerdeki kavramları ortaya koyduğunuz zaman hemen ilişkili diğer kavramlarla sınırlarını da çizmeniz gerekiyor. Bu her zaman da çok kolay olmuyor. Akıl, yetenek, ilgi, beceri bunlar hep birbirine karıştırılır. Yetenek aslında bizim herhangi bir şeyi yapabilme gücümüzü anlatıyor.  Beceri yeteneğin hayata geçmiş, eyleme ürüne dönüşmüş halidir. İlgi de bizim herhangi bir faaliyeti herhangi bir olaya duruma karşı duyduğumuz duygusal yakınlık düzeyi. Yetenek yapabilirliklerimiz; beceri yaptıklarımız; ilgiyi ise hoşlandıklarımız olarak özetleyebiliriz.

Yeteneği nasıl anlarız? Birine bakıp yetenekli olup olmadığına nasıl karar veririz? Continue reading

Öğrenme Sohbetleri 2 : Bir Öğrencinin Gözünden Eğitim Dünyası

Bu röportaj ilk kez Kasım 2015 http://www.ogrenmeyoldasi.com/ogrenme-sohbetleri-2-bir-ogrencinin-gozunden-egitim-dunyasi/ yayınlanmıştır.

“Eğitimi sadece okuldaki dersler olarak düşünmemek lazım. Sosyal ve kişilik gelişimi de bir o kadar önemsenmeli. Katı yaş sınırları olmamalı, herkesin gelişimi farklı olabiliyor! Hatta öğrencilerin de öğretmenlere bir şeyler öğretmeleri doğal karşılanmalı. Doğal olmalı. Meraka dayalı, isteyenler teknolojiyi de dahil ederek araştırmalar yapabilmeli.”

Bu sözler köpek davranışları üzerine araştırmalar yapan, piyano çalan, uygulama (app) tasarlayan 14 yaşında bir öğrenciye ait :Beyza Günsur

İlkokulu Türkiye’de okuyan ve şu an Almanya’da öğrenimine devam eden Beyza ile eğitim üzerine konuştuk.

 Merhaba Beyza, öncelikle bize biraz kendinden bahseder misin?

Tabii ki, benim adım Beyza Günsür, 14 yaşındayım. Almanya, Lübeck’te yaşıyorum ve Thomas-Mann-Gymnasium’da okuyorum. Genel anlamda kitap okumayı çok seviyorum, özellikle macera, bilim kurgu, polisiye ya da hayvanlarla ilgi kitapları çok seviyorum. Boş vakitlerimde Piyano çalıyorum çünkü okulumun orkestra grubunun piyanistiyim. Fenle ilgili her şey ilgimi çekiyor ama biyoloji özel ilgi alanım. Son bir yıldır köpek davranışları üzerinde araştırmalarım devam ediyor. Çizim yapmayı ya da yazılımla ilgilenmeyi de seviyorum. Şu an 3-4 kişilik bir ekip oluşturduk, okulumun MUN (model united nations) simülasyonu için bir uygulama (app) tasarlamak için görüşmelere başladık.

Almanya’da doğup Türkiye’de büyümüşsün. Şu anda da Almanya’da yaşıyor ve eğitimine devam ediyorsun. Türkiye’den Almanya’ya geçiş sürecinde neler yaşadın? Continue reading

Öğrenme Sohbetleri 1 : Üniversiteler Kağıt Helva Gibi!

Bu röportaj ilk kez Ekim 2015’te http://www.ogrenmeyoldasi.com/egitim-sohbetleri-1-universiteler-kagit-helva-gibi/ yayınlanmıştır.

Üniversiteler Kağıt Helva Gibi!

“Biraz Uçarı, Biraz Haşarı, Bolca Neşeli, Biraz Evliya Çelebi, Biraz Meddah,Biraz Koç, Biraz Sürpriz, Biraz Eğitmen, Biraz Danışman ama en çok İnsan.”

Geçtiğimiz hafta “Öğrenme Çemberleri”nin konuğu olan Erim Hısım böyle tanıtıyor kendini. Öğretim üyeliğinin yanı sıra büyük firmalara danışmanlık yapıyor, eğitimler veriyor, kitap ve makaleler yayınlıyor. Başta Anadolu’dakiler olmak üzere tüm Türkiye’deki üniversiteleri yıl boyunca dolaşarak gençlere seminer ve konferanslar veriyor.

Samimi, sıradışı, eğlenceli, gençlerin çok sevdiği Erim hocayla eğitim ve gençlik üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

“Eğer sevdiğiniz işi yapıyorsanız, hayat boyu çalışmak zorunda kalmazsınız.”

Erim hocam sizi çoğu kişi tanıyor ama tanımayanlar da olabilir. Özellikle iş ve akademi dünyasında tanınan birisiniz. Erim hocayı nasıl bilirler?

Hazırcevap bilirler. Samimi bilirler, sıcak olduğumu düşünüyorum. Herkes sevmez. İnsanların duymaktan hoşlandıkları şeyleri biliyorum ama söylemiyorum. İnanmadığım şeyleri yaptıramazlar bana. O zaman da bazıları benden hoşlanmaz. Ukala bilirler. Egom var. Egomu umarım kullanmayı ve dengelemeyi başarabiliyorumdur. Egon yoksa bizim iş yapılamaz. 5000 kişinin karşısında çıkıp bir şey anlatmak tevazuyla çok kolay olmaz. Onu da içerecek egon, tabi bunu dengelemek lazım. Becerdiğimi iddia edersem söylediğimle çelişirim, umarım becerebiliyorumdur.

Web sitenizin anasayfasında: “Eğer sevdiğiniz işi yapıyorsanız, hayat boyu çalışmak zorunda kalmazsınız.” yazıyor. Bu sizin için ne ifade ediyor? Bir insan sevdiği işi nasıl bulabilir? Continue reading