Daydreamer

Once upon a time there was a lady in the middle of 20’s, living in a very beautiful city called Padova. She was passionate about writing poems and stories on every beautiful thing she saw.

One day while she was daydreaming near the river, listening the birds, and looking water passing through, a man who has red hat on head closed to her and began to speak:

“Hi Dear young lady, sorry for disturbing. I am Dante.”

“Ooh” she said: “I know you, I did not know that you are living in here.

Dante smiled gently with his eyes and looked the paper the girl holding in the hand. “May I please look at it?” The girl was excited and could just only say:”hıhı”. He took the paper and read one of the poem she wrote and then took the paper down smiling softly and said:

“My young lady, I see that you are very talented and obvious that you have a power on the words. But…” he said with hesitating: “I have something to tell you. Listen very carefully.”

Continue reading

Roketlerin Gölgesinde Çocuk Olmak

Bir şehir düşünün ki,
Roket atılmadığı günün kutlu sayıldığı,
Her an atılacak yeni bir roketin korkusuyla yaşandığı,
“Özgür olmak ve ülkeme geri dönmek istiyorum” diyen çocukların olduğu bir şehir.
Savaşın gölgesinde bir şehir:
Kilis.
 
Antep’ten Kilis’e vardığımızda karmaşık duygular içerisindeyim.
Bizi Kilis’e götüren görevli abi, sokaklardan geçerken kenti de tanıtıyor.
Tarihini, kültürünü yemeklerini değil.
Roketlerin düştüğü yerleri.
Çünkü geçtiğimiz altı aydan beri şehrin gündemi Suriye tarafından atılan roketler olmuş.

Continue reading

İnsanlarda Nasıl Bir Hikaye Bırakıyorsunuz?

Yıllar önce tartışma yaşadığınız biriyle yıllar sonra tekrar karşılaştınız diyelim, ne hissederdiniz?

Genellikle böyle bir durumda olayı hatırlamasanız bile o kişiye dair olumsuz bir hisse kapılırsınız. İşte bunun nedenini Empati kitabının başında Adam Fawer şöyle açıklar:

“İnsanlar söylediklerinizi ya da yaptıklarınızı unutur, ama onlara neler hissettirdiğinizi asla unutmaz”

Aynı şey uzun süre görüşemediğiniz ama çok sevdiğiniz bir arkadaşınızla yıllar sonra tekrar karşılaştığınızda da geçerlidir. Aradan yıllar geçmiştir, ama siz hala tıpkı eski günlerdeki gibi aranızda sıcak bir bağ hissedersiniz.

Hikaye anlatıcılığı özünde hissetme ve hissettirme sanatıdır. Nörobilimci Antonio Damasio’nun dediği gibi

“Biz hisseden düşünme makineleri değiliz, düşünen hissetme makineleriyiz.”

 

Continue reading

Hikaye Anlatıcılığı ve Hikayeleştirme Atölyeleri

 

Günümüzde önemi her alanda giderek artan “Hikaye Anlatıcılığı” insanlığın kullandığı en eski iletişim araçlarından biridir.

Hikayeler sadece bir iletişim aracı olarak değil aynı zamanda bir ikna ve eğitim aracı olarak da kullanılmaktadır. Holywood’un en ünlü senaristlerinden biri olan Robert McKee, “Beynimizin dili, öykü dilidir” der.

İnsanların ilgisini çekebilmek ve daha fazla kişiye ulaşabilmek için; iletişim, eğitim, reklam, pazarlama, sağlık, eğlence gibi bir çok alanda hikaye anlatıcılığından yararlanılmaktadır.

Hikayeler, kendimizi, başkalarını ve dünyayı anlama şeklimizdir. Amacınız her ne olursa olsun, (ister iletişim kurmak, ister kaynak yaratmak, ister yatırımcı bulmak, müşteri çekmek ya da ikna edici bir iş planı hazırlamak) insanları harekete geçiren inandırıcı bir hikaye anlatabilmeniz gerekmektedir.

Storytelling Academy olarak son 3 ayda gerçekleştirdiğimiz  farklı sektörlerdeki“Hikayeleştirme” konulu eğitimlerden birkaçı:

Continue reading

Keşifçi Kuyular

 

Bu Nisan ayının başında bir sosyal girişimcilik projesinin çalışma ziyareti için İtalya’daydık. Girişimcilikle ilgili merkezleri ziyaretten fırsat buldukça  kendimizi kentin tarihine şahit olmak için Cenova’nın sokaklarına attık.

Cenova, Denizci Kaşif #KristofColombus‘ un doğduğu yer olarak biliniyor. Biz de bu keşifçi adamın babasıyla birlikte yaşadığı müzeye çevrilen evini ziyaret ettik. Evin hemen yakınında sokağın başında sütunlarla çevrili asırlık kuyu dikkatimi çekti.

Bu kuyunun bir hikayesi var mı bilmiyorum, bulamadım. Ama çevresinde dolaşıp tarihi taşlarına dokunurken kendimi bir hikayenin içinde buldum.

Continue reading

Bana Hikaye Anlat-ma!

Mehmet, 30 yaşlarında bir satış elemanıydı.

Bir sabah başarısız olduğu büyük satış görüşmesinin ardından yolda bir seyyar satıcıya rastladı. Ahşap saat satan Osman amca ayaküstü ona bir şeyler anlattı, ilgisini çekmeyi başarmıştı. Mehmet o gün, elinde hiç ihtiyacı olmadığı bir ahşap saatle evine dönüyordu.

Peki ne olmuştu da Mehmet, hiç kullanmayacağını bildiği halde bu eşyayı satın almıştı?

Cevabı: İnsanoğlunun tarihi kadar eski olan bir güçte saklı! 

 

Continue reading

Hey 15’li 15’li..

Yıl 1915

Sıhhiye Çadırı 

Çanakkale sıhhiye çadırı Eda Bayraktar

Savaşın en çetin dönemlerindendir.

Cepheye sürekli yaralılar taşınmaktadır. Doktorların herkese yardım etmek gibi bir şansı yoktur.

Ağır yaralıları ancak o da çok az bulunan morfin vurarak tedavi etmeye çalışıyorlardı.

İşte o sıhhiye çadırlarından biri.

 

Baygın yaralı bir asker kırık dökük bir sedyede taşınarak çadıra bırakılır.


Doktor: Morfin morfin derhal morfin verin.

Hemşire: Morfinimiz çok azaldı kumandanım.

Doktor: Kurşun çok derinde…

Hemşire: Çok fazla kanaması var kumandanım.

Doktor: Kanamayı durdurun. Sargı bezi getir hadi acele edin. Çabuk.

Hemşire: Yeteri kadar sargı bezi yok kumandanım.

Hemşire: Hastayı kaybediyoruz kumandanım.

 

Continue reading