Gecelikten Gemi: Cutty Sark’ın Hikayesi

Gemi, yelkenli, kayık, tekne, sandal… Denizde giden her şeye karşı ayrı bir zaafım olabilir. 🙂

Bu hikaye, geçen sene ziyaret ettiğim, coğrafya derslerinden hatırlayacağımız bir yerde (başlangıç meridyeni-0 noktası), namı diğer Greenwich’te geçiyor.  Hani şu saatlerde kullanılan GMT (Greenwich Mean Time) kısaltmasının da geldiği yer.

Londra’nın güneydoğusundaki bu şirin kasabaya girer girmez karaya oturtulan bu yelkenli gemi tüm heybetiyle karşılıyor limandan inenleri: Adı Cutty Sark. 1869’da inşa edilen bu görkemli gemi o dönemde çok önemli bir ürünü taşımak için kullanılıyormuş: Çay 🙂

O dönemlerde yılın ilk çayını Londra’ya hangi gemi ulaştırırsa o gemi ödüllendirilmekteymiş, bu sebeple gemiler arasında yarışlar yapılırmış. Cutty Sark da hep birinci en birinci olunca, süratiyle efsane haline gelivermiş. 8 yıl çay taşımayı hakkıyla yapan gemi, bir süre sonra bu başarısını Avustralya’dan yün taşıyarak da sürdürmüş.

         Ama hayat bu! Zikzaklar çizecek elbet. Bir gemi için bile olsa.

1890’lar gelmiş çatmış. Sanayi Devriminin zirve yaptığı yıllar. Buharlı gemilerin sahneye çıkmasıyla pabucu dama atılıvermiş Cutty Sark’ın. “E sen yelkenlisin, buharlının yanında esamen okunmaz artık” demişler.

Zavallı Cutty Sark, artık kazanç getirmez olup eski popülaritesini kaybedince sahibi tarafından Portekizli bir firmaya satılmış,  Ferreira ismini almış. Ferreira, kargo gemisi olarak çalışmaya devam ederken tam o sırada 1. Dünya Savaşı savaş patlak vermesin mi?  Portekiz’in, Almanya’ya savaş ilan etmesiyle batırılma tehlikesi ile karşılaşan gemi büyük hasara uğramış. 18 ay boyunca Güney Afrika limanında sığınmak zorunda kalmış.

       Ah minel Ferreira! İşler nereye kadar ters gidebilir ki?

Şans biraz yüzüne gülmüş neyse ki. 1922’de yelkenli kaptanı olan Wilfred Downman tarafından satın alınıp tekrar İngiltere’ye getirilmiş, eski ismi ve kimliğine kavuşmuş. O tarihten sonra artık ticaret için değil, İngiltere’de eğitim gemisi olarak kullanılmaya başlanmış.  Bu kadar gördün geçirdin, e artık hakkındır!

Günlerini daha sakin ve eğitim aşkıyla geçiren Cutty Sark, 1952’de Thames Nehri’nde seyri endam ederken, bir başka gemiyle çarpışarak ciddi zarar görmüş. Pes etmemiş ama Cutty Sark, ancak onca senedir çalışmanın verdiği bir yorgunluk çökmüş üzerinde. Belki de artık emekliye ayrılmanın vakti geldi diye düşünmüş.

1954 yılında Greenwich’de özel olarak yapılan yere çekilerek sergilenmeye başlamış. 2006’da müzeleştirilmek için kapatılmış.

2007 yılında bir gün nedeni belirlenemeyen bir yangın çıkması başına gelen son felaket olmuş. Bu yangınla ahşap bölümün çoğu ve içinde sergilenen eşyaların yarısından fazlası kül olmuş.

             Şimdi tüm heybetiyle dünyanın dört bir yanından onu ziyarete gelen insanlara geçirdiği onca anıyı, çayı, yünü nasıl taşıdığını, gemi hayatını ve gittiği rotaları bir bir anlatıyor. Ziyaretçiler, 70 günde Avustralya’dan Londra’ya yün taşıma yolculuğunu interaktif olarak oynarken, Cutty Sark da onlara deniz akıntılarını nasıl kullanabileceklerini ve iyi bir kaptan olmanın inceliklerini öğretiyor.

Kaynak: http://www.visitgreenwich.org.uk/

Kaynak: http://www.visitgreenwich.org.uk/

            Peki bu başından türlü maceralar geçen geminin adı neden Cutty Sark?

Ve neden önünde bir kadın figürü bulunuyor?

Bunun da cevabı bir efsanede saklı.

Geminin adı ünlü İngiliz şair Robert Burns’ün Tam O’Shanter şiirinden geliyor. Bu şiir de ardında elbette bir hikaye taşıyor, her gizemli şeyde olduğu gibi. Şiir, bir çiftçi hakkındaki İskoç efsanesine dayanıyor.

Fırtınalı bir gece vakti, Tam adındaki bir çiftçi, bir bardan çıkmış, yadigar atı Meg ile birlikte evine geri dönüyormuş. Yol üstünde bir avluda cadı ve büyücülerin bir ateşin etrafında dans ettiklerini görmüş. Özellikle içlerinden bir cadı olan Nannie dikkatini çekmiş. Nannie, genç güzel ve sadece üzerinde bir -cutty sark-giyiyormuş. (Cutty Sark İskoç dilinde – kısa gecelik, iç gömleği anlamına geliyor.) Tam, bu güzellik karşısında kendini kaybederek, “çok güzel cutty sark” diye bağırıvermiş.

Cadılar bu sırada çiftçiyi farkederek, Nannie ile birlikte peşine düşmüşler. Tam, korkup kaçmaya başlamış, aklına cadıların akan sudan geçemeyeceği gelince, atıyla birlikte yakındaki nehre doğru ilerlemiş. Tam nehri geçecekleri sırada, Nannie, atın kuyruğunu yakalayarak tutmuş. Kuyruk Nannie’nin elinde kalınca Tam’in de hayatı kurtulmuş.

             Geminin ön cephesindeki kadın figürü, Nannie’yi, elindeki ip de çiftçinin atı olan Meg’in kuyruğunu temsil ediyor.

Hızıyla ünlü bir gemi olan Cutty Sark adını, efsanede geçen atın kuyruğunu hızla yakalayıveren bu kadının geceliğinden alıyor 🙂

Haziran 2018 

Eda Bayraktar

Kaynakça:

https://www.rmg.co.uk/cutty-sark/history/why-ships-name-cutty-sark 

https://www.rmg.co.uk/cutty-sark 

https://www.history.co.uk/shows/black-sails/articles/history-of-the-cutty-sark